adalet

Aslında anlatmak istediğim şey daha kapsamlı. Taa ezele, zamanın gidebildiği ilk yerin ötesine yani zamansızlığa gideceğiz. Yaratıcının zamanı yaratmadığı noktaya. Zaman ve mekana bağımlı olan insanoğlunun anlayamayacağı, anlayamadığı için çoğu kişinin kabul etmediği bununla birlikte çoğu kişinin de inançları sebebiyle kabul ediyorum dediği ama hakkında bir fikri olmadığı noktaya. Ama öncelikle şunu belirtmek istiyorum: Ben inançlı bir insanım ama din tüccarlığı yapan bazıları gibi basmakalıp kelimeler kullanmam. Herşeye mantıksal yaklaşırım, kendi mantığımı ortaya koyarım ve burada da öyle yapacağım.

Kader olayı benim her zaman aklıma takılan birşeydir. Biz birer kukla mıyız yoksa kendi iradesi olan ve istediğini yapabilen varlıklar mıyız? Görüldüğü gibi ortada iki adet iddia var. Birincisi ya biz kuklayız ya da irade sahibi her istediğini yapabilen varlıklarız.

Eğer kuklaysak bizim yapacaklarımız yaratıcı tarafından belirlenmiştir ve o zaman bizim herhangi bir sorumluluğumuz olamaz çünkü kendi hayatımıza bir müdahalemiz yok. Ama bu mantığı çürüten birşey var. Mesela ben gidip birisini öldürebilirim ya da bir insanın bağırsaklarını dışarı çıkaracak kadar bıçaklayabilirim sonra da tutup “Yaratıcı öyle belirlemiş ve ben bundan sorumlu değilim.” derim. Böyle birşey mantıklı mı? Değil. O zaman buradan vardığım sonuç bizler kukla değiliz ve irademiz olduğu için yaptıklarımızdan sorumluyuz.

Ama Allah herşeyi kendisinin yarattığını söylüyor. Buna zaman ve mekan da dahil. Öyleyse bizim yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı da o yaratmadı mı? Evet o yarattı. Yani o belirlemedi mi? Kişiliklerimizi o belirledi. Bu dünya sebep sonuç dünyası. Biz bir hareket yapıyorsak bunun sebebi kişiliğimiz. İnsanlar karar verirken yaşadıklarını ve çıkarlarını göz önünde bulundurarak karar verir. Mantığımız çerçevesinde karar verir. Beynimizi ve hislerimizi kullanırak karar veririz ve yaparız. Allah herşeyi bildiğine göre o insanın beyninde o anda hangi reaksiyonlar gerçekleşeceğini bilir ve bu reaksiyonlar sonucu nasıl bir karar vereceğini bilir ve ona göre ne yapacağımızı da bilir. Kader bu mantığa göre yazılmış olabilir.

Ayrıca kimse geleceği bilmiyor. Tahmin edilebilir olan olaylar vardır ama kimse tam olarak neyle karşılaşacağını bilmiyor. Bu yüzden kararlar verip ona göre hareket etmemiz gerekiyor. İrade sahibi olduğumuza göre ve kendi kararlarımızı verebildiğimize göre hareketlerimizden sorumluyuz. Ama bir de şöyle bir şu geliyor aklıma. Bizi de Allah yarattığına göre bedenimizdeki reaksiyonları o yaratmıyor mu?

Eğer herşeyi o yarattıysa ve bedenimizdeki reaksiyonları da o yarattıysa ve başka seçeneğimiz yoksa sorumlu olan biz miyiz yoksa yaratıcı mı? Burada aklıma iki cevap geliyor. Ya yaratıcı bizi öylece kendi halimize bırakıyor ya da bize geleceği bildirmediği için ve mantığımızı ve irademizi kullanmak zorunda olduğumuz için bizi sorumlu tutuyor. Geleceği bilmediğimiz için ve irademiz olduğu için aslında hiçbir zaman başka birşeyi yapamayacak olmamamıza rağmen yaptıklarımızdan sorumlu tutuluyoruz. Bu mecburiyet aklıma “adalet yalan mı?” sorusunu getirmiyor değil. Çünkü zaten başka türlü yapamayacaktık ve mecbur olarak yaptığımız bir şeyden sorumluysak o zaman adalet diye birşey yok.

Bir de şu görüş geliyor aklıma. Bütün olmuş olanlar başka türlü olamazdı ve olacak olanlar da başka türlü olamayacak. Bir tane zaman akışı olduğu için olacak olanlar yalnızca bir defa olacaktır. Bu yüzden herşey belirlidir ama biz geleceği bilmediğimiz için yaptıklarımızdan sorumluyuz çünkü irade sahibi varlıklarız. İradelerimizi kullanmamız gerekiyor çünkü kullanmazsak diğer insanlar karşısında hayvanlardan daha aşağılık bir konuma bile düşebiliriz bu da aklı olan ve herşeyin farkında olan varlıkların istemediği birşeydir.

Kader denen şey ne kadar çelişkili ya. Belki de bilgi eksikliğim var ve bu yüzden sonuca ulaşamıyorum. Şuanki kararım şu: eğer insanlar kendi kararlarını verebiliyorsa o zaman sorumludur. Bilgi eksikliğim olabileceği için bu konuya fazla dalmayacağım sadece sorumluyuz deyip kestirip atacağım. Daha önceden birçok kez kendi kendime çeliştiğim bir konuda doğru bilgiyi edinerek sonuca ulaştığım ve o zaman Allah’ın bu konuda ne yaptığını şimdi anlıyorum dediğim için bu konuyu da doğru bilgiyi edinene kadar böylece bırakacağım. Aklımda soru işaretleri çok fazla ama eksik bilgiyle doğru cevabı bulamayacağımı bildiğim için öylece kalsınlar.


Emir Buğra KÖKSALAN

Java And PHP Developer

0 yorum

Bir cevap yazın

Avatar placeholder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.