gıcık

Dünya o kadar çok çeşitli varlıklara ev sahipliği yapar ki çoğu zaman şaşırıp kalırsınız. Balıklar, kuşlar, köpekler, böcekler, ağaçlar hepsi çok farklıdır ve hepsi birden bir sistem oluştururlar.Bunlardan birtanesi bile olmasa sistem doğru çalışmaz. Tüm canlılar kendi ve varsa yavrularının ihtiyaçlarını karşılarlar sadece. Bir aslan bile karnı tokken avlanmaya çıkmaz. Karnı acıkınca avlanır ve doyacağı kadar yer. Kalan kısmını da kargalar akbabalar yiyip doyar. Onların yiyemediklerini de kurtlar kurtçuklar bakteriler yer doyar. O kurtçukları da daha küçük kuşlar yer yine doyar. Sistem o kadar karışık ki anlatmaya kitaplar yetmez. Bu kadar karışıklığa rağmen yine de kendi içerisinde çok doğru çalışır ve hiçbir sıkıntı çıkmaz. Bu sistemde herşeyin bir sebebi vardır ama bazı varlıklarının tek sebebi beni denemek sanki.

Hayvanları severim çünkü ne yapacakları bellidir ve genelde çok şeker olurlar. Köpekler sadıktır iyi arkadaş olurlar. Bazı köpekler koruyucudur, evin bahçesinde durur ve hırsızlara karşı bir önlemdir. Bazıları avcı karakterlidir ve bir ördek vurduğunuzda onu size getirir. Bazılarının tüyleri çok kabarıktır ve o kadar tatlıdırlar ki evinizi şenlendirip insana huzur verirler. Kediler de öyledir. Çok sevdiğim birisinin bir iran kedisi vardı şekermi şeker tatlımı tatlı bembeyaz tüyleri vardı. Biraz geri zekalıydı ve tatlılığı da burdan geliyordu aslında 🙂 Hayvanların hepsinden zeki davranışlar yapmalarını beklemiyorum tabiki ama o kediye parmağımı oynatsam sanki bişey varmış gibi parmağıma takılıp kalıyodu. Eğlenceliydi tatlıydı sevimliydi.

Bitkileri de severim çünkü görünürde durdukları yerde durdukları halde aslında çok önemli işler yaparlar. Fotosentez gibi, kökleri sayesinde topraktaki bazı maddelerin dolaşımı gibi, yine kökleri sayesinde toprağın yerinde durması gibi. Örneğin eğer ağaçlar olmasaydı heyelan vakaları daha çok olurdu çünkü toprağın akmasını engelleyen başka birşey yok. Ayrıca örneğin bir hanımeli bitkisinin kokusu çok güzeldir. Evinde bitki besleyen insanlar da çok huzurludur. Bağ bahçe işleriyle uğraşmak insanın üzerindeki fazla enerjiyi atmanızı sağlar çünkü kendinizi topraklamış olursunuz.

Neredeyse hiçbir zeka belirtisi göstermeyen, kendi iradeleri olmayan, konuşamayan, farklı birşey düşünemeyen varlıklar bu kadar güzel ve sistem için önemli parçalardır ve varlıkları bu yüzden gereklidir. Ne yaptıkları ve ne yapacakları bellidir çünkü onların çizgisi belirlidir. Kendi çizgilerini kendileri belirleyemez çünkü iradeleri yoktur. Ama irade sahibi olup da mantığını ve ahlakını geliştirmeyen insanlara ne demeli? Bir hayvan yada bitkinin iradesi yoktur ama yüzden yapacakları bellidir. Bu şu anlama gelmez: irade sahibi birisinin ne yapacağı belli olmamalı. Tam tersine aslında irade sahibi insanlar en güzelini yapmalıdırlar. Ulvi bir amaca hizmet etmeliler. Çünkü eğer bir amacın yoksa varlığının da bir anlamı yok. Sebep sonuç dünyasında yaşıyorsak, en kokuşmuş hayvanların bile bir amacı varsa neden akıl ve irade sahibi insanlar yüksek bir amaç için çalışmasın?

Yüksek bir amaca hizmet etmek yüksek ahlak gerektirir yüksek zeka değil. Ahlakın zekadan daha önemli olduğunu Yunus Emre şu sözlerle çok güzel ifade etmiştir:

Gezdim Halep ile Şamı, Eyledim ilmi talep, Meğer ilim bir hiç imiş, İllâ edep illâ edep. (Yunus Emre)

Koooskoca Yunus Emre böyle diyorsa bir bildiği vardır. Aslında bu herkesin ibldiğidir zaten. Çok zeki olup da onu kullanmıyorsa yada dalavere için kullanıyorsa, ukalalık yapıyorsa, çok konuşup az iş yapıyorsa, yalan konuşuyorsa bu insanın zekasının ne önemi var öyle değil mi?


Emir Buğra KÖKSALAN

Java And PHP Developer

0 yorum

Bir cevap yazın

Avatar placeholder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.