Die Hard 4’ü tekrar mı izlesem acaba? Eskiden ne güzel Terminator serisi, Die Hard 4, I Robot, Independence Day falan filan bilim kurgu izleyip gaza geliyodum. Çok güzel ve heyecanlı projeler yapacaktım. Hatta evlenince odamı aynı hacker filmlerindeki gibi şatafatlı, loş ışıklı, fosforlu renkli çizgisel ışıklarla donatıp 3-4 monitörlü bilgisayarlarla şekilli şukullu bişeyler yapacaktım. Peki ya şimdi? Evlendik, milletin maaş diye aldığı parayı kira diye bayıldık, başkalarına göre gayet iyi kazanıyor olmama rağmen bana kalan hiçbirşey yok. Niye böyle oluyor aga? Sürekli masraflar çıkıyor çünkü. Neyse konudan sapmayalım. Hayat beni öyle farklı yönlere zorluyor ki karşı koyamıyorum. Bir türlü yükselişe geçemiyorum. Hayallerimden her geçen gün uzaklaşıyorum. Hatta artık hayal kurmayı bile bıraktım diyebilirim. Önceden hayallerimi gerçekleştirmek için hayallerimin peşinden koşarken artık hayal bile kurmakta zorlanıyorum. Uyumadan önce yarım saat hayal kurarken artık pat diye uyur oldum. Önceden karşıma çıkacak olanları ben belirlerken şimdi Sezen Aksu gibi “gelsin hayat bildiği gibi gelsin” sözünü hep içimden geçirir oldum. Eskisi gibi hayaller kurup bunları gerçekleştirmem gerekiyor. Eskisi gibi heyecanlı olmam gerekiyor.

Şöyle bir gerçeği göz ardı etmemek lazım. Hiçbir hayal parasız gerçekleşmez. O filmlerdeki gibi bir oda için 10K TL gerekiyor. Düzenli bir para kaynağın olmalı. Hackerlıkla işim olmaz ama projelerimi koruyabilmem için güvenlik bilgisine ihtiyacım var. Bunun için de eğitim almam gerekebilir. Eğitim için de yine para lazım tabiki. Yani kısacası para şart. Bir şekilde bu problemi çözmem gerekiyor. Çok param olsun, trilyonlarım olsun gibi bir amacım yok ama kendi küçük dünyamı da yapabilecek kadar olsun işte.

Zamanında hayatımı planlarken çok eksik planlamışım. Çok küçük düşünmüşüm. Asgari ücret yeter zannederken asgari ücretin 4-5 katının bile yetmeyeceğini farketmemişim. Büyüdükçe sorumlulukların artacağını, elinde olmayan sebeplerden ötürü yanlışlara bulaşacağını, çok derinlere dalacağımı, boğulmaktan zor kurtulacağımı ve bunların olmadan önce önlenmesi gerektiğini hiç farketmemişim. Yılların tren vagonları gibi geçeceğini hiç hesaba katmamışım. Para biriktirmenin zorluğunu ve önemini hiç bilmemişim. Geleceğe yatırım yapmanın önemini hiç anlamamışım. 20 yaşındaki bir “cik”in yaptığı plandan ne beklenir ki zaten? Şimdiki aklım olsaydı diye başlayıp edebiyat parçalamayacağım merak etmeyin. Geçmiş geçmişte kaldı. Olmuş olan başka türlü olamazdı, olacak olan ise bana bağlı. Hayatımın geri kalan kısmını daha iyi planlar yaparak daha iyi şekilde geçirebilirim. Ayrıca şunu da söyleyeyim. Yaşadığım kötü tecrübeleri yaşamasaydım daha kötülerini yaşardım.

Ne diyim Allah hepimizin yardımcısı olsun.


Emir Buğra KÖKSALAN

Java And PHP Developer

1 yorum

Mehmet Nacar · Temmuz 10, 2017 7:21 pm tarihinde

Eski bir dosttan selam olsun,

Güzel yazmışsın, geçen aklıma geldin bir bakayim napıyo bu diye ulan bir baktım amma şaşırıp kaldım 1 yıl içinde neler olmuş ya :), daha 2 haziran 2016 da asker dönüşü sende kaldıydım sen ne ara evlendin de çoluk çocuğa karıştın vay anasını 🙂

Senin artık blog yazmaya vaktin de olmaz daha 🙂

when you see this comment, write me on whatsapp babe.

Bir cevap yazın

Avatar placeholder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.